Geçtiğimiz günlerde bir yanını Karadenize ,diğer yanını ise Marmara’ya dönmüş,yeşilliklerin birbiriyle dört mevsim kardeş olduğu Sakarya’nın Taraklı ilçesine düştü yolum.19. yüzyıldan günümüze kadar gelen tarih.
Hayli soğuk bir gündü,lakin buna karşın,nefis görüntüler takılıyordu objektifime.Genel anlamda bakıldığında, eski Türk -Osmanlı yerleşimlerinden eserler göze çarpıyordu.
Osmanlı mimarisini yansıtan hayli eski evlerin,halkın restore edişindeki hassasiyetiyle asude bir yerleşim yeri bana göre Taraklı,Her gideni hayranlıkla karşılayan doğayla iç içe duruşu da cabası.
Zira evlerin tarihsel kronomik yaısına baktığınızda 100 ile 300 yıl arası olduğu muhtemel.Halkın büyük kesimi halı dokumasıyla,tezgahlarda dokunan marifetleri ellerin o güzelim el işleri olan halılarla geçimlerini karşılıyorlar.Eski zamanlarda tarak ve kaşık imalatıda yapılan Taraklı’nın adı da buradan günümüze gelmekte.
Heryer elma ve ayva bahçeleriyle kaplı,kışları hayli soğuk geçiyor,ama halkın sımsıcak gülümseyişi herşeye bedel.
Hala yolunuz Taraklı’ya düşmediyse,doğa harikası ve tarih kokan bir yer geçerse aklınızdan, hemen gidin derim,küçük bir objektif tavsiyesi bu ,)
Sevgiler…))

