Doğasıyla imkânsızın gerçek, gerçeğin hayal olduğu, Güzel atların, güzel masalların, güzel insanların ülkesi Kapadokya Konulu fotoğraf yarışması.

Yarışmanın Adı:
Kapadokya’da Doğa ve İnsan
Yarışmanın Konusu:
Kapadokya zamanın telaşa kapılmadan, gelip geçen medeniyetleri izlediği, doğa,
insan ve tarihin el ele vererek yarattığı bir kültür doğa ve tarih hazinesidir.
Doğanın karşı konulamaz gücünü, insan ırkının bu kuvvet karşısında boyun
eğişini ve hayatını doğaya göre şekillendirişini mi görmek istiyorsunuz? Bunun
dünya üzerindeki en güzel örneklerinden birisi, Kapadokya’dır.
Kapadokya’nın taşları sihirli, geçmişi gizemli, güzelliği çarpıcı ve etkisi
büyüleyicidir.
Tüm bu zenginliğin içinde objektifinizle dokunun ve yüzyıllar boyunca doğa ve
insanın birbirine uyumunu ve bu uyumun yaşamı şekillendirmesini fotoğrafçı
gözüyle bize anlatın.
Yarışmanın Amacı:
Kapadokya’nın ulusal düzeyde tanınmasına katkıda bulunmak, Kapadokya adını
duyurmak, fiziki yapısını, doğasını, tarihini burada yaşayan insanları ile
yansıtmak, belgelemek ve aynı zamanda fotoğraf sanatının gelişmesine katkıda
bulunmaktır.
Seçici Kurulu
Mustafa ÇANKAYA İş adamı
Süha DERBENT Fotoğraf Sanatçısı
Nadir EDE Fotoğraf Dergisi Yayın Yönetmeni
Ömer Serkan BAKIR Fotoğraf Sanatçısı
Metin YILDIRIM Gazeteci/Fotoğrafçı
Murat GÜLYAZ Arkeolog
Mustafa ALEVLİ Strateji Geliştirme Müdürü
Seçici kurulu en az üç kişi ile toplanır.
Yarışma Takvimi
Yarışmaya Son Katılım Tarihi : 21 Aralık 2009
Seçici Kurul Değerlendirmesi : 26 Aralık 2009
Sonuçların İlanı : 28 Aralık 2009
Geri iadeler : Ocak 2010
Ödül töreni ve sergi yeri daha sonra http://www.nevsehir.bel.tr adresinden ilan
edilecek, TFSF ye, ödül alan eser sahiplerine ve jüri üyelerine telefon ile
bildirilecektir
Yarışma Sekretaryası
Sevinç SESVEREN ATILGAN / İlknur SUNAR OKUR
Adres: Nevşehir Belediyesi Paşa Konağı Kara soku Mh. Eski Vilayet Binası
No:26 Merkez/Nevşehir
Tel: 0 384 213 86 05 – 0 384 213 82 83
e-mail: strateji@nevsehir.bel..tr
Dereceler ve Ödüller
Birincilik Ödülü : 1 Adet CANON EOS 450D Dij. Fot. Mak.
İkincilik Ödülü : 1 Adet CANON EOS 1000D Dij. Fot. Mak.
Üçüncülük Ödülü : 1 Adet CANON IXUS 85 IS Dij. Fot. Mak
şartname
katılım formu
Lomografi
Dünya genelinde gençler arasında oldukça populer olan ve Türkiye’de de git gide popularitesi artan bir fotoğraf alt kültürü olan lomografi akımı , 1991 yılında bir grup Viyanalı öğrencinin Çek Cumhuriyeti gezileri sırasında Lomo LC-A’yı (Lomo Kompakt Automat) keşfetmeleriyle başlar. Japon üretimi Cosina CX-2 fotoğraf makinesinin taklidi niteliğindeki bu makine mercek yapısı nedeniyle kontrol edilemeyen görüntü bozulmalarına ve renk sapmalarına neden olmaktadır. Ancak bu görüntü farklılıkları kısa sürede bir çok kişinin ilgisini çeker. Moda olan bu makineyle birlikte ortaya çıkan lomography akımı da 10 temel kuralla tanımlanır.


Çapraz Banyo
Lomo kullanıcıları yani lomografçılar, lomografları oluştururken 10 kural dışında başka teknikler de geliştirmişlerdir. Bunların başında “capraz banyo” ( cross process, xpro) gelir. 10 kuralın salık verdiği “diğer kuralları ve tabuları kırmak, yıkmak” eylemlerinin banyoda hayat bulmuş şeklidir. Çapraz banyo aslında filmleri hatalı yıkamaktır.
Filmler kimyasal yapılarına göre belli kimyasal maddelerle yıkanmalıdır. Çapraz banyoda ise hangi kimyasalla yıkanmaması gerekiyorsa o kimyasalla yıkanabilir. E6 banyosu gereken slide/dia/pozitif filmleri C41 banyosuna maruz bıraktığımızda contrastı yüksek doygun renklere sahip fotoğraflar elde edersiniz. C41 banyosu gereken negatif filmleri E6 banyosuna maruz bıraktığımızda ise contrastı ve doygunluğu düşük sonuçlar alırsınız. Bu nedenle daha çok slide filmler kullanılır. Slide film kullanmanın ayrı bir kolaylığı ise E6 banyosuna nazaran C41 banyosunun çok daha yaygın kullanılmadır. Hatta bir çok şehirde E6 banyosu yapan yer bulmak imkansızdır zaten.
Farklı banyolar farklı sonuçlar verdiği gibi farklı film markaları da farklı sonuçlar verir.
Kodak EktaChorome – çok yeşil
Fujifilm Velvia 50 – yeşil ve biraz mavi
Fujifilm velvia 100 – çok kırmızı ve biraz sarı
Fujifilm sensia 400 – mavi ve yeşil
Fujifilm sensia 100 – kırmızı
Fujifilm Provia 400 – yeşil ve sarı
Konica Centuria 100 – küçük renk sapması

Daha farklı sonuçlar almak için bayatlamış filmler ve kimyasallar da kullanabilirsiniz. Tabi bu aşamada filmleri yıkattığınız yer önem kazanmaktadır. Bir çok yer sadece negatif filmler yıkadığı için sizin slide filmizini yıkamak istemez. Çünkü film yıkanırken kimyasal maddenin içine bazı kimyasallar karıştırır bu da banyonun kalitesini bozar. Bu yüzden bunun farkında olmayan yada önemsemeyen bir yer bulmalısınız. Yada sadece çapraz banyo için kullandığı kimyasalı bulunan bir yere banyo yaptırabilirsiniz, tabi bulabilirseniz. Bulduğunuzda ise bütün filmlerinizi hemen vermeyin. Önce bir deneme filmi verin, sonuçtan memnun kalırsanız geri kalanları da verirsiniz.


Poz Telefisi
Çapraz banyo sırasında bazen çok contrastlı sonuçlar elde edilir. Yani aydınlık kısımlarda (highlights) çok pozlama (overexpose) meydana gelir. Bunu ortadan kaldırmak için (tabi slide film kullanacak ve c41 banyosu yapacaksanız) poz telefisine gitmek ve az pozlama (underexposu) yapmak gerekecektir. Ancak lomografi için kullanılan makinelerin çoğunda bunu yapabileceğiniz bir mekanizma bulunmamaktadır. Bunun için en iyi çözüm makineyin Iso ayarını kullandığınız filmden bir basamak yukarı ayarlamaktır. Eğer 100 Iso film kullanıyorsanız makineyi 200 Isoya ayarlarsınız ve makine ışığa daha duyarlı olan bu film için daha az pozlama yapar ve siz amacınıza ulaşırsınız.


Makine Seçimi
Konu makinelere gelmişken şunları söylemeden edemeyeceğim: Kurallara karşı koyuş, boyun eğmeme, baş kaldırma, yıkma, bozma, dönüştürme olarak ortaya çıkmış (ben öyle sanıyorum) ve kendi kurallarına bile karşı çıkmayı söyleyen öğretilerine rağmen bu akım farklı yerlere gelmiş durumda. Çünkü gençlerin ilgisini çektiği gibi ticari şirketlerinde ilgisini çekmiş. Bugün, zamanında çok ucuza bulunabilecek, zaten maliyeti ve kalitesi bakımından daha fazla da etmeyecek makineler için çok yüksek meblağlar isteniyor. O makineler dışındaki makinelerle sanki bu akım yürütülemezmiş gibi tanımlanıyor. Oysaki bir çok makineyle lomografik sonuçlar almak mümkün. Üstelik çok çok ucuza. Yani makineler bir akımın aracı olmaktan çıkıp bir süs eşyası bir etiket olma yolunda ilerliyor. Baş kaldıran bu akım, üretimi bırakıp tüketen toplumunun pahalı oyuncağı haline gelmiş sanki. Bir çok lomo sahibi makinelerini moda olduğu için alıyorlar, moda olduğu için taşıyorlar artık. Siz de isterseniz bu makinelerden birini alıp kullanabilirsiniz. Ama bence makine seçiminde sadece Lomo lc-a’ya Holga’ya Diana’ta vs. odaklanmayın. Bir çıkış noktası olarak bu makineler önemlidir ama gerekli değildir. Lomography.com sitesinde kullanabileceğiniz bir çok başka makine görebilirsiniz ama onlar da sizi sınırlamasın. İstediğiniz tarz makineyi bu akım için kullanabilir hatta modifiye edebilirsiniz.




Mesela lensin önüne renkli filtreler yada jetalin takabilirsiniz. Büyüteçleri ve farklı mercekleri kullanabilirsiniz. Yada yine özel üretilmiş aksesuarları satın alabilirsiniz.
Makine alırken bir de hangi format film kullandığına dikkat etmelisiniz. Özellikle Türkiye’de orta format filmleri bulmak, bulunca yıkamak yada yıkatmak, yıkattıktan sonra bastırmak yada taratmak oldukça zor işler. O bakımdan 135 film kullanan makineler diğerlerine göre biraz daha populer..



Lomo ve dijital
Her ne kadar dayatılan makinelere bağlı kalmak zorunda değilsiniz daha ucuz daha kalitesiz makineler alarak bu işi ucuza yapabilirsiniz desem de yine belli bir bütçe gerektiriyor bu iş. Çünkü üretimin hızlı olduğu bu akımda kullanılan filmler ve banyo paraları da bir süre sonra oldukça artıyor. (bayat filmler kullanılabilir çünkü ucuzdur) Bir de paylaşımın çok büyük kısmının sanal ortamda olduğunu düşünürsek her banyo sonrası film tarama işlemleri de gerekiyor. Bu uğraşlara katlanmaktan sakınan ama lomografinin renklerini, felsefesini sevenler için bilgisayar yazılımlarıda bulunmakta. Bu yazılımları kullanarak görüntünün kalitesini bozabilir, renklerle oynayabilir hatta birebir film+banyo kombinasyonlarını seçerek gerçeğe yakın sonuçlar alabilirsiniz.

Lomo neden seviliyor
Bunun en büyük nedeni bence insanları, üzerlerine çevrilmiş beklenti oklarından koruması. “bunu neden çektin” “ ne anlatmak istedin” “netlik kaçmış” “modelin yüzü karanlıkta kalmış” “keşke ağaç şurada olsaydı” gibi sorular sizin için önemsizleşiyor. Sıkılmıyorsunuz sorularla çünkü zaten sizinyerinize 10 altın kural cevap veriyor. Kuralları takma. Böylelikle kendinizi özgür hissederek rahatça paylaşabiliyorsunuz çektiklerinizi. Paylaşım böyle dertsiz tasasız olunca da üretim hızlanıyor ve insanlar ürettikçe, paylaştıkça daha çok seviyorlar lomolarını. Tabi yine aynı mantıkla işin ticari kısmı da büyüyor. Düşünmeden üret ve bolca tüket. Neyse bu artık daha başka bir konu..
Iyi lomolar..
yirmi3
not: Sanal ortamdaki bir çok kaynaktan yararlanılmıştır.